Kayıtlar

Selanik'te 2025-2026 yılbaşı kutlaması

Resim
Yılbaşı gecesi Selanik adeta bir masal diyarına dönüşür. Şehrin her köşesi ışıl ışıl süslenir, sokaklarda neşeli kalabalıklar dolaşır. Denizin hafiften tuzlu esintisi, havai fişeklerin patlama sesleriyle karışır. Aristo Meydanı'ndaki devasa yılbaşı ağacı, göz kamaştırıcı ışıklarıyla insanı büyüler. Oysa Selanik'teki yılbaşı coşkusunun kalbi, hiç şüphesiz tavernalarda atar. Yunan müziğinin ritmi, lezzetli mezelerin kokusu ve dost sohbetleri, unutulmaz bir yılbaşı deneyimi için mükemmel bir kombinasyon sunar. Katıldığımız iki gece üç günlük Selanik, Kavala, Vodina, Porto Lagos turunda, 2025-2026 yılbaşı gecesini ünlü Selanik Tavernalarından birinde geçirdik. Amacımız yılbaşı menüsünden çok müzik ve eğlence coşkusunu yaşamaktı. Amacımız gerçekleşti, oldukça mutlu olduk. Selanik’te yılbaşı tavernalarında müzik seçimi, geleneksel, Rebetiko ve Laiko olarak bilinen Yunan halk ezgileri ile başlar, Sirtaki ve Hasapiko gibi dans parçalarıyla devam eder. Gece ilerledikçe Modern Pop, ...

Porto Lagos ve Aynoroz Manastırları

Resim
  1 Ocak 2026 Perşembe, Yunanistan Kavala-İpsala Sınır Kapısı rotasında, Kavala'nın 72 km doğusundaki yerleşim yerlerinden biri olan Porto Lagos, daha doğrusu Aynoroz Manastırlarından birinin yer aldığı Vistonido Gölü de, gezi programında yer alıyordu. Yaklaşık 2 saat sonra, Yunanistan’ın ikinci büyük gölü olan Vistonida Gölü üzerinde ahşap kazıklar üzerine oturtulmuş ahşap yollarla ulaşılan Agios Nikolaos ve Panagia Pantanassa Kiliseleri görüldü. Kiliseler, gölün üzerinde muhteşem manzarası ve sessizliği ile bizleri karşılamıştı. Karşımızdaki panorama inanılmazdı. Gölün güzelliğine mi, etraftaki flamingolara mı yoksa kiliseye mi bakacağınızı şaşırdık. Tur otobüsümüz park ettikten sonra çevresinde toplanan bizlere rehberimiz Erhan Bey, gördüklerimiz Aynoroz Manastırı'nın bir parçasıdır. Manastırın adını aldığı Aynoroz Yarımadası, Yunanistan'ın Halkidiki yarımadasından Ege Denizi'ne doğru uzanan 3 dar ve uzun yarımadanın en doğuda olanıdır. Onuncu yüzyılda dinsel...

Vodina ve Karagözler Destanı

Resim
  Daha çok Edessa şelaleleriyle bilinen Vodina'nın dar sokaklarında yürürken, şelalelerin sesi ve hissettirdikleri kalbime dokunuyordu. Her evin penceresinden suyun şırıltısı duyuluyor, taş duvarların arasından geçen ince kanallar, geçmişin hikâyelerini fısıldıyordu. Bir zamanlar bu sokaklarda bir değirmenci ailesi yaşardı. Baba, sabahın erken saatlerinde değirmeni çalıştırır, suyun gücüyle buğdayı una çevirirdi. Anne, avluda kiraz dallarını ayıklar, çocuklar ise şelalenin serinliğinde oynardı. Su, onların hem ekmeği hem neşesiydi. Birden 1951 yılı ve öncesine, doğduğum köy Karagözler sokaklarına gittim. Bu sokaklarda bir çiftçi ailesi yaşardı. Baba tırpanla biçtiği buğdayları su değirmenine götürür, anne unundan ekmek yapardı. Çocuk da tozlu sokaklarında arkadaşlarıyla oynardı. Karagözler sokakları yalnızca fiziksel bir yerleşim değil, aynı zamanda kolektif hafızanın taşıyıcısı olarak karşımıza çıkar.  Köy sokakları, Bulgaristan’daki Türk nüfusun tarihsel göç ve asimila...

Sular ve Şelaleler Şehri Edessa (Vodina)

Resim
  Sular şehri olarak da bilinen Vodina ya da Edessa, Yunanistan'ın kuzeyinde, Ort a Makedonya bölgesinde yer alan bir yerleşkedir.    Şehir,   Vardar Ovası'na hakim konumdaki  bir plato üstüne kurulmuş, güney doğu kısmı hariç diğer yönleri dağlık ve ormanlıktır.  Vodina (Edessa) şehri, Vardar Ovası'na sınırdır . Vardar Ovası, Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’ten başlar ve Veles, Demir Kapı üzerinden Yunanistan’a doğru uzanır.  Güney doğu yamacı ise Antalya falezlerini andıran dik bir uçurum. Dağlardan gelen sular şehrin içinden geçerek falezlerden aşağıya, vadiye akar. Vadideki uçsuz bucaksız verimli topraklarda, dünya toplam üretiminin %4 'ünü karşılayan kiraz bahçeleri yer alır. Antik dönemde Edessa adıyla bilinen şehir, 12 şelalesi ve yeşil doğasıyla "Suların Şehri" olarak anılır. Slav dillerinde voda, su anlamına geliyor. Edessa ise suyun bol olduğu, sular şehri anlamındadır. Geçmişinde birçok medeniyetin izleri olan Vodina, 1390 yılında...

Küllerinden doğan bir kent Dresden

Resim
  İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanya'sının doğudaki bir kenti olan Dresden, Şubat 1945'te, savaşın son aylarında, ilerleyen Sovyet Ordusu'na karşı savaştığı Doğu Cephesi'nden sadece 250 kilometre uzaklıktaydı. Müttefikler, Sovyetler ’in doğudan ilerleyişini kolaylaştırmak ve Alman lojistik merkezlerini yok etmeliydi. Birleşik Krallık Kraliyet Hava Kuvvetleri ve ABD Ordusu Hava Kuvvetleri tarafından, 13–15 Şubat 1945 tarihleri arasında 3 gün aralıksız bombalandı. Elbe'nin Floransa'sı olarak bilinen Dresden Şehir merkezinin büyük kısmı yıkıldı. Barok mimarinin incisi olan kent harabeye döndü. Ayrıca, çoğunluğu yaşlılar ve çocukların oluşturduğu, 25.000 sivil öldü. İkinci Dünya Savaşı’nda, 1945 Şubat bombardımanıyla neredeyse tamamen yıkılan Dresden, sonraki on yıllarda “hafızadan yeniden inşa edilen şehir” olarak Avrupa’da eşsiz bir örnek haline geldi. Uzun süre harabe olarak bırakıldı, Doğu Almanya döneminde “savaşın anıtı” olarak görüldü. 1994–2005 ...

Kaplıcalar Kenti Karlovy Vary

Resim
Karlovy Vary ya da Karlsbad, Atatürk'ün böbrek hastalığı nedeniyle, yaklaşık iki ay tedavi gördüğü kentlerden biri olduğu için dikkatimi çekmişti. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra,  sol böbreğindeki iltihaplanma nedeniyle hastalanan Mustafa Kemal yaklaşık bir ay yatağından çıkamadı.  Türkiye’de tedavi edilemeyince, arkadaşı Dr. Rasim Ferit’in önerisiyle, tedavisini yurt dışında yaptırmaya karar verdi. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nda adı Karlsbad olan Karlovy Vary; özellikle böbrek, sindirim sistemi ve romatizmal hastalıkların tedavisi için tercih edilen bir yerdi.  Üstelik, 1917 yılında, Veliaht Padişah Vahdettin ile yaptığı Almanya seyahatinde Berlin dışında, Viyana'yı çok yönlü tanımıştı.  1 Haziran-28 Temmuz 1918 tarihleri arasında, önce Viyana sonra da Karlsbad-Karlovy Vary'de tedavi oldu. ”Karlsbad Hatıraları” nı bu dönemde yazdı. Karlsbad, İmparator IV. Charles'ın banyosu anlamına geliyordu. Söylenceye göre suya düşen avladığı geyiğin haşlandığını ...