Kayıtlar

I. Konstantin etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İstanbul Kariye Müzesi

Resim
İstanbul’un içinde barındırdığı zenginlikler ve gizemler hiç bitmeyecek gibi görünüyor. Bitmez de… Binlerce yıldır insanları bir mıknatıs gibi kendine çekmesi de bu yüzden olsa gerek. Bu zenginliklerden biri de Fatih semtinde bulunan, Edirnekapı surlarına çok yakın bir konumda olan Kariye Müzesidir.  Topkapı Sarayı Müzesi ve Ayasofya’dan sonra İstanbul’un en çok ziyaret edilen müzesi Kariye ya da diğer adıyla Khora ’dır. Yapıldığında şehrin dışında olduğu için taşra anlamına gelen Khora ismini alan manastır İsa ve Meryem’e adanmış. Mozaiklerle ilk tanışmam Ayasofya Müzesi’nde oldu. İmparator kapısı üzerindeki VI. Leon Mozaiği ile başlayıp Apsis ve Deisis Mozaikleri ile devam eden diğer mozaikler çok ilgimi çekmiş ve fotoğraflarını çekip, açıklayıcı yazılarla paylaşmıştım. Zeugma Antik kentinden çıkarılan” Çingene Kızı Mozaiği” nin resimlerini görsel basın ve belgesellerde görmüş ve muhteşemliği karşısında kendimden geçmiştim. Antik Zeugma Kenti’ne gidememiştim ama...

İstanbul Çemberlitaş Konstantin Sütunu

Resim
Sultanahmet Meydanından Beyazıt Meydanına doğru Divan Yolu üzerinden yürümeye başlayın. Yürümeye başladığınız tek şeritli ve Tramvayların geçtiği Divan Yolu Doğu Roma döneminde ana bulvardı. Mesa adını taşıyordu. Tek şeritli tramvay yolunun yaya kaldırımlarından birinde 550 metre yürürseniz, Sultan II. Mahmut Türbesini geçer geçmez, kırmızıya yakın bir mermer sütunun çemberlerle çevrili olduğunu görürsünüz.   Çemberlitaş sütununu olarak bildiğimiz Konstantin Sütununu buldunuz demektir. İstanbul’a Konstantin’in Şehri Konstantinopolis adını veren, imparatorluğun resmi dininin Hristiyanlık olmasını sağlayan İmparator Konstantin bu sütunu Roma'daki Apollon tapınağından söktürerek, Forum Konstantin'e diktirir.   Yani bugünkü yerine. Forum Konstantin olarak bilinen meydanın etrafı sütunlu galeriler ile çevrili olduğu biliniyor tarih kitaplarında. Konstantin sütunun üzerindeki güneşi selamlayan Apollon heykelini kaldırtır, kendi heykelini koydurtur. Konstantin’den sonra gele...

İstanbul Topkapı Sarayı Alay Meydanı

Resim
Osmanlı İmparatorluğunun 600 yıllık tarihinin 400 yılı boyunca devletin idare merkezi ve padişahların aileleriyle yaşadığı bir mekân olan Topkapı sarayını tanımak, biraz da imparatorluğu tanımak anlamına geliyor benim için.  Bab-ı Hümayun olarak adlandırılan Saltanat kapısından girilen Alay Meydanı, sarayın halka açık olan tek bölümüydü. Çeşitli alay ve törenlerin gerçekleştiği bu avlu çok büyük olup; Saltanat kapısını Babüsselam olarak bilinen Selamlık kapısına bağlayan 300 metrelik ağaçlıklı bir yola sahiptir.   Alay Meydanına girer girmez, kapının sağına yönelirseniz, sağ tarafta Marmara Denizi ve Kadıköy bütün görkemiyle karşınıza çıkar. Biraz daha yaklaşırsanız, sahil yolunu ve Bizans surlarını görürsünüz. İlerlemeye devam edince, bilet kuyruklarına girmiş mahşeri bir kalabalıkla karşılaşırsınız. 12 satış gişesi önündeki uzun kuyruklar İstanbul’un bir dünya kenti olduğunun kanıtıdır. Paris, Madrid ve Barselona’daki müze kuyruklarına gıpta etmiştim.  Gör...

Ayasofya Müzesi İstanbul 2

Resim
Ayasofya Müzesi, Hristiyanlar tarafından dünyanın sekizinci harikası olarak kabul edilmektedir.  Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından İstanbul’un tarihi yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedralidir. 1453 yılında İstanbul’un Türkler tarafından alındıktan sonra, Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür. Günümüzde müze olarak hizmet vermektedir.  Yapıldığı dönemin dünyasında hiçbir bazilika planlı yapı Ayasofya’nın kubbesinin boyutundaki bir kubbe ile örtülebilmiş ve böylesine büyük bir iç mekâna sahip değildi. Ayasofya’nın kubbesi Roma’daki Panteon’un kubbesinden küçük olmakla birlikte Ayasofya’da uygulanan yarım kubbe, kemer ve tonozlardan oluşan karmaşık ve yanıltıcı sistem, kubbenin çok daha geniş bir mekânı örtebilmesini sağlayarak, kubbeyi daha etkileyici ve görkemli kılmaktadır.  Taşıyıcı olarak beden duvarlarına oturtulmuş önceki yapıların kubbeleriyle kıyaslandığında, sadece dört t...

İstanbul Tarihi Yarımada 2

Resim
Suriçi, Bizans İmparatoru Konstantin’in inşa ettirdiği ve Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği asıl İstanbul’dur. Fetihten sonra devletin merkezi buraya getirilmiş; böylece bir imparatorluk merkezi olarak kurulan bu kent, 20.yüzyıl başlarına dek aynı şekilde varlığını sürdürmüştür. Suriçi’nin belki de bu özelliği nedeniyle, Osmanlı Padişahları Suriçi’nde oturdukça devletin başarıları devam etmiştir. Topkapı Saray'ının klasik anlamda bir saray değil, adeta bir “otağ” olduğu, her an savaşa hazır bir ordunun ordugâhına benzediği söylenmektedir tarihçiler tarafından. Diğer taraftan, devletin merkez bürokrasisinin oturduğu Babıâli de Suriçi’ndedir. Burası zaman zaman baskınların ve karışıklıkların yaşandığı, önemli siyasi olayların yaşandığı bir mekân olmuştur. 19.yüzyıldan başlayarak basının da merkezi haline gelen Babıâli birçok Osmanlı aydını da yetiştirmiş, ünlü Meserret Pastanesi’nde nice heyecanlı tartışmalar yaşanmıştır. 19.yüzyıl ortalarında Osmanlı Padişahları ...