Kayıtlar

Nazım Hikmet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Haydarpaşa Garı Kadıköy İstanbul

Resim
Haydarpaşa Garı, İstanbul’un Anadolu yakasındaki simgesel yapılarından biridir. Garın mimarisi Neo-Klasik tarzda olup, iki Alman mimar tarafından tasarlanmıştır.  Binanın temeli, 1 100 ahşap kazık üzerine inşa edilmiştir ve oldukça sağlam bir yapıya sahiptir. 1906-1908 yılları arasında inşa edilen gar, Osmanlı döneminde Anadolu’ya açılan kapı olarak büyük bir rol oynamıştır. İstanbul-Bağdat Demiryolu hattının başlangıç noktasıdır. Padişah III. Selim, kendi adını taşıyan Selimiye Kışlası’nın yapımında çok emeği geçen Haydar Paşa’ya jest olarak, garın bulunduğu yere ve civarına Haydarpaşa denmesine karar vermişti. Haydarpaşa  Garı’na kuş bakışı bakıldığında, bir bacağı uzun diğer bacağı kısa bir “U” harfi şeklinde olduğu görülür. İçinde, kısa ve uzun bacakların arasında, geniş ve yüksek tavanlı odalar yer alır.  Zamanında  bu odaların tavanları ayrı bir sanat eseriydi. Her bir odanın tavanında el işi göz nuru nakışlar vardı. Üstleri sıvanmış kalem işi nakışlardan ba...

İstanbul Ticari Kalbi Eminönü

Resim
Eminönü ilk tanışmam 1961 yılının Eylül ayında olmuştu. İvriz İlköğretmen Okulundan İstanbul Çapa İlköğretmen Okulu Müzik Semineri giriş sınavları için gelmiştim hayallerimin şehri İstanbul’a. Konya Ereğlisi’nden gelen kara trenden Haydarpaşa Garında inmiş, bu anıtsal tarihi binayı bir süre hayranlıkla süzdükten sonra Marmara Denizi’ne bakan garın görkemli merdivenlerinde bulmuştum kendimi. Marmara Denizi ve Tarihi Yarımada karşımda duruyordu. Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları şiirindeki ‘’Bir adam’’ gibi ‘’Merdivenlerde duruyordum, bir şeyler düşünerek…’’. Düşündüğüm şey, Çapa semtine ve Çapa İlköğretmen Okuluna nasıl gideceğim konusuydu. Sonuçta, şehir hatları vapurlarından biriyle Eminönü’ne ulaşmış, sonra da Çapa’ya gitmenin bir yolunu bulmuştum. Aradan 59 yıl geçmiş. Sanki dün gibi. Eminönü Meydanı güvercinleriyle, işportacılarıyla iç göç filmlerinin ve kan davalarından İstanbul’a kaçan taşralıların öykülerini işleyen filmlerin ana mekânıydı bir z...

İstanbul Gülhane Parkı

Resim
Değişik dönemlerdeki sultanların ilgi ve çabalarıyla yaptırılan eklentiler ve eskilerin yenilenmeleriyle Topkapı Sarayı görkemli bir boyut ve işlev çeşitliliği kazanmış. Sarayın eklentilerinden biri de Gülhane Parkı olmuştur. Diğer taraftan, 3 Kasım 1839 günü Saray eklentileri içerisinde yer alan Gülhane bahçesinde okunan bir Hatt-ı Şerif “padişah yazısı” ile Tanzimat-ı Hayriye “hayırlı düzenlemeler” ilan edildi. Osmanlı tarihinin en önemli belgelerinden biri olan bu metin, okunduğu yerden ötürü Gülhane Fermanı ve içeriğinden ötürü Tanzimat Fermanı adıyla da anılır. Bu ferman sayesinde padişahların yetkileri meclislere ya da bürokrasideki kişilere devredilmiştir. Buradaki amaç, iktidarı saraydan alıp bürokrasiye vermek ve devlet yönetiminde merkezîleşmeyi sağlamaktı. Tanzimat Fermanı’nın okunmasından I. Meşrutiyet’in ilanına kadar geçen dönem, Osmanlı tarihinde Tanzimat Dönemi olarak anılır. Bu nedenlerden ötürü Gülhane Parkı’nın tarihi bir önemi va...