Kayıtlar

Roma etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mersin Silifke Akropolü-Kalesi

Resim
Silifke, hem kültürel mirası hem de doğal ekosistemleriyle Akdeniz’in önemli merkezlerinden biridir. Kale ve köprüler tarihsel sürekliliği temsil ederken, Göksu Deltası biyolojik çeşitliliği ve göç yolları üzerindeki stratejik konumuyla uluslararası öneme sahiptir. Silifke Akropolü-Kalesi 185 metre yüksekliyle, şehre hâkim bir noktada. Kartal yuvasını andıran konumuyla dikkat çekmektedir. Tarihsel katmanlarıyla bölgenin simgesidir. Roma ve Antik Yunanistan'da olduğu gibi, yükseklik ve kutsallık ön plana çıkmış kale yeri seçilirken. Athena Kanetis tapınağından başlayarak, tepe üzerindeki yapıların “tanrılara yakınlık” duygusu vermesi amaçlanmış, vermişti de. Yüksek şehir anlamına gelen akropollerin yerini yüksek tepelerdeki kaleler alıyordu Antik şehirlerde. Akropoller, düşmanlarına karşı savunma işlevinin dışında, yöneticilere özel bir ayrıcalık sağlıyordu. Tanrılara yakın olma ve tanrılaşma duygusu yaratıyordu dönemin kral ve sultanlarında. Tunç Çağı’ndan Osmanlı’ya uzanan bir...

Mersin Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Resim
  1800’lerin başında bir balıkçı köyü olan Mersin'in, 1961'de Uluslararası Mersin Limanı işletmeye açılınca, köylülükten modern bir kente dönüşmeye başladığını yazmıştım ''Mersin'le ilk tanışma'' paylaşımımda. Mersin Kültür Merkezi’nin doğu cephesindeki Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'ni gezmeliydim. Böylece zamanda geriye doğru, 7 000 yıllık bir yolculuğa çıkabilecektim. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Mersin, arkeolojik açıdan zengin eserleri bünyesinde barındırıyordu çünkü. Kızkalesi, Korikos Kalesi, Cennet-Cehennem, Kanlı Divane, Adam Kayalar, Uzuncaburç, Üç Güzeller Mozaiği bunlardan bazılarıydı. Mersin Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Anabilim Dalı Profesörü Serra Durugönül’e göre Mersin, tarihsel yani kronolojik açıdan çok zengin bir kent olarak karşımıza çıkıyor. Kentin tarihi M.Ö. 7 bin yılına kadar dayanıyor. Koyun türünün ilk defa Yumuktepe’de evcilleştirildiği anlaşılıyor. Arkeolojik açıdan kentin tarihi Prehist...

Kültür ve Sanat Merkezi Kadıköy

Resim
Antik adı Kalkedon olan Kadıköy, İstanbul Anadolu Yakası’nın sanat ve kültür merkezleriyle ünlü, turistik ve hareketli ilçelerinden biridir. Fenike dilinde ''Yeni Kent'' anlamına gelmekte olan Kalkedon'a atfen bir minerale Kalsedon adı verilmiştir. Bazı tarihi kaynaklara göre, M.Ö. 1000 yıllarında, Fenikeliler tarafından Fikirtepe’de Harhadon adıyla anılan bir ticaret kolonisi oluşturulmuştu. Bu dönemde Kuşdili (Kurbağalı Dere) Haliç şeklindedir ve kıyı çizgisi de bugüne göre çok içeride, Fikirtepe- Hasanpaşa arasındadır. Sonraki yıllarda da Moda Burnu ile Yoğurtçu arasında Halkedon (Bakır Ülkesi) adıyla ikinci bir yerleşim oluşur. Halkedon (Kalkedon) bu dönemde Apollon Tapınağı ile ün salar.  Kalkedon’daki Apollon Tapınağı , antik dönemde oldukça önemli bir kehanet merkeziydi. Megara’nın en erken Dor tanrısı Apollon’a adanmış altı tapınağından en eski olanı Kalkedon’da bulunuyordu.  Apollon, Kalkedon’un baş tanrısı olarak kabul ediliyordu ve bu tapınak, halkın ge...

Rodos Şövalyeleri Büyük Üstadlar Sarayı

Resim
  Yunanistan'ın On İki Ada grubunun en büyüğü olan Rodos'un Tarihi Neolitik döneme kadar uzanır. Tunç Çağı'ndan itibaren önemli bir merkez haline gelmiştir. Helenistik dönemde refah içinde bir kültür merkezi olmuştur.  Bu dönemde, Antik Dünyanın Yedi Harikasından biri olan Rodos Heykeli ile ünlüydü. Mitolojik olarak, Rodos'un adı, güneş tanrısı Helios'un sevgilisi olan su perisi Rodos'tan gelir. Helios'un onuruna adada düzenlenen Halieia oyunları, Panhellenik bir etkinlik olarak bilinir. İkinci Haçlı Seferi ile Kudüs Müslümanların eline geçince, önce Kıbrıs, 1309 yılında da Rodos'u üs olarak seçen, Hospital-Hastane Şövalyeleri Rodos'ta güçlü bir kale ve savunma sistemi kurmuşlardır.  Zamanla Rodos Şövalyeleri olarak anılmaya başlayan Hastane Şövalyeleri, liderleri için, Rodos Kalesi'nin bir parçası olan Rodos Şövalyeleri Büyük Üstadlar Sarayı'nı inşa etmişlerdir. Saray, Büyük Üstadın konutu olmasının yanı sıra askeri ve idari bir merkez iş...

Bir Dünya Cenneti Marmaris Muğla

Resim
1980'li yıllarda tanıdığım Marmaris Muğla'nın 13 ilçesinden biri olup, Türkiye’nin güneybatı sahilinde, Ege ve Akdeniz’in kesiştiği noktada bir liman kentidir. Bölgede yapılacak gezilerde Karia, Rodos ve ada uygarlıklarının yanı sıra Mısır, Asur, İyon, Pers, Makedon, Suriye, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini görmek mümkündür. Marmaris'in 16 km açığında yer alan Sedir Adası , bilinen adıyla Kleopatra Adası, Ege’nin en güzel yüzme noktalarının yer aldığı Gökova Körfezi’nde bulunmaktadır. Sedir Adası, dünyada eşi benzeri olmayan altın rengi kumları ile dikkat çekmektedir. Doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi önemi ile de dikkat çeken adadaki Kedrai Antik Kenti, tarih meraklılarını kendine çekmektedir. Doğal güzellikleri, uzun sahil şeridi, çam ormanlarıyla kaplı tepelerinden muhteşem manzarası, bakir koyları, eşsiz plajları, antik kentleri, yat marinaları ve her türlü aktiviteyi sunmasıyla ünlüdür. Akyaka, Köyceğiz, Selimiye, İçmeler, Bozbu...