Kayıtlar

Fatih Sultan Mehmet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Aynalıkavak Kasrı İstanbul

Resim
Yüzyıllardır Haliç kıyılarını süsleyen, Osmanlı döneminde "Tersane Sarayı" olarak bilinen Aynalıkavak Kasrı arkasını Beyoğlu İlçesi Kasımpaşa Okmeydanı sırtlarına dayamıştı. 1450’lili yıllarda Haliç’ten Okmeydanı’na doğru uzanan Kasımpaşa sırtlarını büyük bir koruluk kaplıyordu. Hükümdarlar tarafından eğlence ve dinlenme alanı olarak kullanılması nedeniyle bu bölgeye “Hasbahçe” denilmişti. Hasbahçeler, Osmanlı saray kültüründe özel statüye sahip olup genellikle saraylara yakın , estetik tasarımın ve doğayla iç içe olmanın öncelendiği mekânlardı. Hasbahçeler, yalnızca peyzaj mimarisi açısından değil, Osmanlı’da toplumsal hiyerarşilerin , sanatın , ve modernleşme arzularının da mekânsal izdüşümüydü. Fatih Sultan Mehmet burayı çok severdi. Sıkça geldiği bu Hasbahçeye Otağ-ı Hümayun kurarak okçuluk müsabakaları düzenlerdi. Bu gelenek zamanla, Osmanlı'da okçuluğun devlet sembolizmiyle birleştiği bir mekânsal ritüele dönüştü. Dolayısıyla bölge, yalnızca spor değil aynı za...

Kültür ve Sanat Merkezi Kadıköy

Resim
Antik adı Kalkedon olan Kadıköy, İstanbul Anadolu Yakası’nın sanat ve kültür merkezleriyle ünlü, turistik ve hareketli ilçelerinden biridir. Fenike dilinde ''Yeni Kent'' anlamına gelmekte olan Kalkedon'a atfen bir minerale Kalsedon adı verilmiştir. Bazı tarihi kaynaklara göre, M.Ö. 1000 yıllarında, Fenikeliler tarafından Fikirtepe’de Harhadon adıyla anılan bir ticaret kolonisi oluşturulmuştu. Bu dönemde Kuşdili (Kurbağalı Dere) Haliç şeklindedir ve kıyı çizgisi de bugüne göre çok içeride, Fikirtepe- Hasanpaşa arasındadır. Sonraki yıllarda da Moda Burnu ile Yoğurtçu arasında Halkedon (Bakır Ülkesi) adıyla ikinci bir yerleşim oluşur. Halkedon (Kalkedon) bu dönemde Apollon Tapınağı ile ün salar.  Kalkedon’daki Apollon Tapınağı , antik dönemde oldukça önemli bir kehanet merkeziydi. Megara’nın en erken Dor tanrısı Apollon’a adanmış altı tapınağından en eski olanı Kalkedon’da bulunuyordu.  Apollon, Kalkedon’un baş tanrısı olarak kabul ediliyordu ve bu tapınak, halkın ge...

İstanbul Fener Rum Patrikhanesi

Resim
  Ortodoksların Vatikanı olarak kabul edilen Fener Rum Patrikhanesi, Haliç kıyısında, Cibali ile Balat arasındaki Fener yerleşkesine oldukça görkemli Ruhani bir kimlik kazandırmıştır. Bu kimlik, Ortodoksların dini merkezi İstanbul Patrikhanesi'nin, 1601 yılından bu yana, Aya Yorgi Kilisesi’ne yerleşmişmiş olmasındandır. Fener yerleşkesinde ayrıca Bulgar Stefan Sveti Kilisesi, Dimitri Kantemir olarak bilinen Vlah Sarayı, Kanlı Meryem Kilisesi, Tur-i Sina olarak bilinen İoannes Prodromos Kilisesi, Kırmızı Mektep olarak bilinen Fener Rum Lisesi ve Fatih döneminde yapıldığı sanılan Fener kapısı Mescidi semtin önemli yapılarıdır. Türkiye'de Resmi Kimliği Fener Rum Patrikhanesi, Ortodoks dünyasında ise Konstantinopolis Ekümenik Patrikhanesi olup, 250 milyon Ortodoks'un ruhani önderi konumunda olan bir kurumdur. Patrikhane, Ortodoks dünya içerisindeki tarihten gelen hiyerarşik yapısını ve diğer Hristiyan mezhepleri, diğer semavi dinler ve diğer hükümetler nezdindeki konumunu m...

İstanbul Kapalı Çarşı

Resim
İstanbul’un Fatih tarafından alınmasıyla birlikte, yeni baştan tanımlanmakta olan İmparatorluk, birçok yeni kurumu da öne çıkarmak zorundaydı. Çünkü Doğu Roma ve Bizans İmparatorluklarından sonra Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapacak olan İstanbul yeni bir kimliğin yaratılmasında öncü rolü oynayacaktı. Özellikle ekonomik yönden yapılması gereken işlerin başında, “ürün” ve ‘’ekonomi çarklarının hızlı dönmesi’’ düşüncesinin en geniş anlamıyla tanımlanması gerekiyordu. Diğer taraftan, herhangi bir şeyi “korumak” ve geliştirmek için, onun üstünü “örtmek ve korumak” gerekmiştir. İşte Kapalıçarşı’nın “üstünün örtülmesi” hiç kuşkusuz böyle büyük bir projenin hayata geçirilmesi amacıyla yapılmıştı. Kapalıçarşı, belki de Osmanlı İmparatorluğu’nun geliştirdiği en önemli ve karmaşık projelerden birisidir. İmparatorluğun ürün kimliğinin ve ekonomisinin canlı kalmasını sağlayan dev bir mekanizma olarak tanımlanmış, düzenlenmiş, inşa edilmiş, gelişmiş ve günümüze kadar ge...

İstanbul Ticari Kalbi Eminönü

Resim
Eminönü ilk tanışmam 1961 yılının Eylül ayında olmuştu. İvriz İlköğretmen Okulundan İstanbul Çapa İlköğretmen Okulu Müzik Semineri giriş sınavları için gelmiştim hayallerimin şehri İstanbul’a. Konya Ereğlisi’nden gelen kara trenden Haydarpaşa Garında inmiş, bu anıtsal tarihi binayı bir süre hayranlıkla süzdükten sonra Marmara Denizi’ne bakan garın görkemli merdivenlerinde bulmuştum kendimi. Marmara Denizi ve Tarihi Yarımada karşımda duruyordu. Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları şiirindeki ‘’Bir adam’’ gibi ‘’Merdivenlerde duruyordum, bir şeyler düşünerek…’’. Düşündüğüm şey, Çapa semtine ve Çapa İlköğretmen Okuluna nasıl gideceğim konusuydu. Sonuçta, şehir hatları vapurlarından biriyle Eminönü’ne ulaşmış, sonra da Çapa’ya gitmenin bir yolunu bulmuştum. Aradan 59 yıl geçmiş. Sanki dün gibi. Eminönü Meydanı güvercinleriyle, işportacılarıyla iç göç filmlerinin ve kan davalarından İstanbul’a kaçan taşralıların öykülerini işleyen filmlerin ana mekânıydı bir z...