Kayıtlar

Fransa Rivierası Cote D'Azur kıyıları

Resim
Gezi yazılarımda ''Türkiye Rivierası Akdeniz Rüyası'' adı altında; Güneşin, kadim Torosların zirvesinden doğup, Turkuaz Kıyıların serin sularında dinlendiği o kutsal şerit; Türkiye Rivierası'dır . Batıda rüzgarların ecesi Çeşme ve Bodrum ’dan başlayıp, doğuda bereketin simgesi Antalya ve Alanya ’ya kadar uzanan bu hat, sadece bir tatil rotası değil; imparatorlukların mühürlediği, mitolojinin can bulduğu bir yeryüzü destanıdır. Diye yazmış ve kutsal şeritte yer alanları, kutsallıklarına yaraşır olarak yazmış ve yayınlamıştım. Bu kez; 2015, 2016 ve 2026 yıllarında ziyaret etmekten mutluluk duyduğum Fransız Rivierası-Cote D'Azur kıyılarını, destansı formda yazmak istedim. Yazmadan önce de, Cannes'ten İtalya sınırındaki Menton'a ulaşıncaya kadar, eşimle birlikte bindiğimiz trenin üst katındaki pencerelerden Mavi Kıyıları ve yerleşkelerini izledim. Etimolojik olarak da Cote D’Azur, “Mavi Kıyılar” anlamına gelmektedir. Gerçekten de İspanya’nın Cebelitarık...

Ventimiglia İtalya

Resim
  19 Mart 2026 Perşembe günü, Cannes'ten bindiğimiz trenle, Cote D'azur'un Mavi Kıyıları ile bu kıyılara dik inen Deniz Alpdağlarını izleyerek, doğu sınırındaki Menton'a ulaştık bir buçuk saatte. Bir süre sonra da aktarma yaparak girdik Ventimiglia şehrine.  Güney Fransa kıyılarını tren penceresinden gözleyerek yapılan b u yolculuk Akıncı Ailesi için iyi bir deneyim oldu. Doğu sınırında Menton şehrinin bulunduğu Cote D’Azur kıyıları, Akdeniz’in en görkemli sahil  şeritlerinden biriydi Dağların denize dik inen yamaçları, girintili çıkıntılı koyları, uzun plajları ve küçük liman kasabalarıyla coğrafi çeşitlilik sunmaktaydı.  Mavi Kıyılar olarak da bilinen Güney Fransa kıyıları, yaklaşık 432 km’lik kıyı şeridine sahiptir. Alpes Maritimes olarak bilinen  Deniz Alp dağları kıyıya çok yakın, bu nedenle sahil ile dağ arasında keskin geçişler görülüyordu. Gök mavisi denizin altın rengi kumlarla buluştuğu bir sahne gibiydi Cote D'Azur kıyıları.  Dağların gölge...

Le Club Mougins Cannes

Resim
Bir hafta konaklama şansını yakaladığımız Le Club Moungis, Muhteşem manzarası, tertip ve düzeni, her türlü yardımlarıyla Akıncı Ailesini mutlu etti.  Otel yönetimi ve çalışanlarına teşekkür ederiz. Cannes'da Notre-Dame-d'Esperance Kilisesi'ne 6 km mesafede bulunan Apartotel Le Club Mougins, sezonluk açık yüzme havuzu sunmaktadır. Tesis ayrıca, konukların konaklamaları boyunca rahatlamaları ve formda kalmaları için çeşitli olanaklardan yararlanmalarını sağlayan bir fitness merkezine de sahiptir. Cannes-Mougins Golf Country Club, arabayla 10 dakika uzaklıktadır. Bu 4 yıldızlı otel, Mougins Klasik Sanat Müzesi'ne sadece 1 km, Place des Arcades gibi mağazalara ise 4 km mesafede elverişli bir konumda yer almaktadır.  Aparthotel Le Club de Mougins ayrıca Les Jardins du MIP gibi doğal güzelliklere de yakındır. Sigara içilmeyen otel, Mougins'in hareketli bir bölgesinde, süpermarketlere ve mağazalara yakın konumdadır. Yakındaki kültürel mekanlar arasında 550 metre uzaklıktak...

Mougins ve Mavi Kıyılar

Resim
  Güneşin altın tozlarını her sabah bir mücevher gibi üzerine serptiği bir haftalık konaklama yerimiz Mougins tepesinde, zamanın kalbi bambaşka bir ritimle atarmış. Mougins, sadece taş ve topraktan değil, sanatçıların düşlerinden ve rüzgarın fısıldadığı kadim şarkılardan dokunmuş bir masal diyarıymış. Havadaki o efsunlu koku; lavantanın serinliği, taze ekmeğin sıcaklığı ve yüzyıllık zeytin ağaçlarının bilgeliğiyle harmanlanıp sokaklara yayılırmış. Köyün kıvrımlı yolları, sanki sizi bir hazineye ulaştırmak isteyen sihirli bir labirent gibi merkeze, gökyüzüne en yakın noktaya çıkarırmış. Derler ki, Renklerin Efendisi Pablo Picasso, bu tepeye ilk adımını attığında gökyüzünün mavisine aşık olmuş. Fırçasını Akdeniz’in sularına batırmış, tuvallerine ise Mougins’in o hiç sönmeyen ışığını nakşetmiş. O günden sonra köyün her bir taşı, bir sanatçının ruhundan izler taşımaya başlamış. Sokaklarda yürürken yankılanan sesler, sadece ayak sesleri değil; bir heykelin son dokunuşu, bir şairin son...

Pablo Picasso'nun köyü Mougins

Resim
Cannes’ın o pırıltılı sahilinden   ayrılıp tepelere doğru tırmandığımızda; zamanın yavaşladığı, çam kokularının havayı sardığı bir yer, bir haftalık konaklama yerimiz Mougins karşıladı bizi. Arkasındaki tepede, ki bir zamanlar Roma gözetleme tepesiydi, Village de Mougins yer alıyordu. Pablo Picasso köyü olarak da ünlenmiş olan Antik Köyün hikayesine gelince, köy sadece taştan evlerden değil, o evlerin duvarlarına sinmiş sanat ve lezzet tutkusundan oluşmaktadır. Cannes Körfezi'nin, Lerins Adaları'nın, Grasse'ın ve çevredeki tepe köylerinin panoramik manzarasına hakim olan  Mougins’in o büyüleyici hikayesine gelince; Mougins’in modern tarihindeki en güçlü karakter şüphesiz Pablo Picasso’dur. 1961 yılında, 80 yaşındayken Cannes’ın kalabalığından kaçıp buradaki Notre-Dame-de-Vie adlı malikaneye yerleşti. Hayatının son 12 yılını bu köyde, zeytin ağaçlarının gölgesinde geçirdi. Köylüler onu her sabah fırından taze ekmek alırken ya da dar sokaklarda dalgın dalgın yürürken görürler...

Masalsı bir Fransız Köyü Mougins

Resim
Bir zamanlar, Akdeniz’in turkuaz sularının bittiği ve gümüş yapraklı zeytin ağaçlarının başladığı yerde, gökyüzüne komşu bir tepe varmış. Bu tepenin zirvesinde, adı Mougins olan, tıpkı bir devin düşürdüğü sihirli bir salyangoz kabuğu gibi kıvrıla kıvrıla yükselen bir köy yaşarmış. Bu köyün sokakları o kadar dar ve gizemliymiş ki, her köşeyi döndüğünüzde rüzgar size eski zamanlardan kalma bir fısıltı getirirmiş. Köyün taş duvarları, güneşin altında altın gibi parlar; pencerelerinden sarkan sardunyalar, yoldan geçenlere selam verirmiş. Günlerden bir gün, dünyanın en büyük renk ustalarından biri olan İhtiyar Ressam Pablo, sahillerin gürültüsünden yorulup bu sessiz tepeye sığınmış. Yanında fırçalarını ve bitmek bilmeyen hayallerini getirmiş. Köyün en yüksek noktasındaki malikanesine çekilmiş ve son nefesine kadar o tepedeki ışığı tuvaline hapsetmiş. Derler ki, Mougins’in gökyüzü o kadar berraktır ki, Ressam Pablo her fırça darbesinde yıldızları biraz daha yere indirmiştir.  Ama bu mas...

Festivaller Başkenti Cannes

Resim
  Film festivalleri, kumarhaneleri, plajları, deniz ürünleri, restoranları ve beş yıldızlı otelleri ile Cote D’Azur’un en ünlü kentidir Cannes. 1946 yılından bugüne değin yapılmakta olan Altın Palmiye ödüllerinin dağıtıldığı Cannes Film Festivali, rağbet gören festivallerden birini oluşturmaktadır. “Palais des Festivalse et des Congre’s” adlı binada yapılan festival nedeniyle, bölgeye giden turistler bu binayı görmeden geri dönmemektedirler. Her yıl mayıs ayında düzenlenen Uluslararası Cannes Film Festivali şehre canlılık katan, hatta şehrin ana gelirini oluşturan en önemli etkinlik olarak tanımlanıyor. Bu nedenle de Cannes’a festivaller şehri deniliyor. Hepsi Cannes film festivali kadar meşhur olmasa da yılın her ayı mutlaka uluslararası bir fuar ve etkinlik takvimi varmış. Cannes’ın önemli gelir kaynaklarından birinin festival turizmi olduğu söyleniyor. Cannes’ı dünya jet sosyetesinin vazgeçilmez mekânlarından biri yapan festivalin hikâyesi ise çok eskilere dayanıyor....