Masalsı bir Fransız Köyü Mougins
Bir zamanlar, Akdeniz’in turkuaz sularının bittiği ve gümüş yapraklı zeytin ağaçlarının başladığı yerde, gökyüzüne komşu bir tepe varmış. Bu tepenin zirvesinde, adı Mougins olan, tıpkı bir devin düşürdüğü sihirli bir salyangoz kabuğu gibi kıvrıla kıvrıla yükselen bir köy yaşarmış. Bu köyün sokakları o kadar dar ve gizemliymiş ki, her köşeyi döndüğünüzde rüzgar size eski zamanlardan kalma bir fısıltı getirirmiş. Köyün taş duvarları, güneşin altında altın gibi parlar; pencerelerinden sarkan sardunyalar, yoldan geçenlere selam verirmiş. Günlerden bir gün, dünyanın en büyük renk ustalarından biri olan İhtiyar Ressam Pablo, sahillerin gürültüsünden yorulup bu sessiz tepeye sığınmış. Yanında fırçalarını ve bitmek bilmeyen hayallerini getirmiş. Köyün en yüksek noktasındaki malikanesine çekilmiş ve son nefesine kadar o tepedeki ışığı tuvaline hapsetmiş. Derler ki, Mougins’in gökyüzü o kadar berraktır ki, Ressam Pablo her fırça darbesinde yıldızları biraz daha yere indirmiştir. Ama bu mas...