Porto Lagos ve Aynoroz Manastırları
1 Ocak 2026 Perşembe, Yunanistan
Kavala-İpsala Sınır Kapısı rotasında, Kavala'nın 72 km doğusundaki yerleşim yerlerinden biri olan Porto Lagos, daha doğrusu Aynoroz Manastırlarından birinin yer aldığı Vistonido Gölü de, gezi programında yer alıyordu.
Yaklaşık 2 saat sonra, Yunanistan’ın ikinci büyük gölü olan Vistonida Gölü üzerinde ahşap kazıklar üzerine oturtulmuş ahşap yollarla ulaşılan Agios Nikolaos ve Panagia Pantanassa Kiliseleri görüldü.

.jpg)
Kiliseler, gölün üzerinde muhteşem manzarası ve sessizliği ile bizleri karşılamıştı. Karşımızdaki panorama inanılmazdı. Gölün güzelliğine mi, etraftaki flamingolara mı yoksa kiliseye mi bakacağınızı şaşırdık.
Tur otobüsümüz park ettikten sonra çevresinde toplanan bizlere rehberimiz Erhan Bey, gördüklerimiz Aynoroz Manastırı'nın bir parçasıdır.
Manastırın adını aldığı Aynoroz Yarımadası, Yunanistan'ın Halkidiki yarımadasından Ege Denizi'ne doğru uzanan 3 dar ve uzun yarımadanın en doğuda olanıdır.



Onuncu yüzyılda dinsel bir topluluk olarak doğan Aynoroz ya da Kutsal Dağ Manastırları Bizans, Osmanlı ve Yunan egemenlikleri boyunca bağımsızlığını korumayı başarmıştır.
Dışişlerinde Yunanistan'a bağlı bu Özerk Aynoroz Özerk Devleti, 20 manastırı temsil eden 20 kişilik bir meclisle yönetilir. 20 manastırın da mimari yapısı aynıdır. Yüksek surlarla ve bir kuleyle etrafı çevrilmiştir. Yunanistan toprakları içinde 390 km² alana sahip Yarımadaya kadınların girmesi yasaktır.
Aynoroz yarımadasının statüsü Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu’nda bile tartışılmaktadır. Aynoroz’a kadınların ayak basmasına ilişkin yasağın, AB vatandaşlarının serbest dolaşım hakkını ve kadın-erkek eşitliğini ihlal ettiği belirtiliyor.
Aynoroz yarımadasının toprağı kalkerli olup, oldukça dağlıktır. En yüksek noktası adanın en güneyindeki, yaklaşık 2033 metre yükseklikteki Athos Dağı'dır. Nüfusunun çoğunluğu rahiplerden meydana gelir ve 2.250 kişi kadardır.
Athos Dağı'nda, Konstantinopolis Ekümenik Patriğinin doğrudan yetkisi altında, 20 manastır vardır. Devleti 20 manastırı temsil eden 20 kişi ve küçük bir meclis tarafından yönetilir ve Yunanistan'a bağlıdır.
Athos Dağı, Yunanca'da genellikle Agion Oros ( Kutsal Dağ) ve "Athonite Eyaleti" olarak anılır. Diğer Ortodoks geleneği dillerinde 'Kutsal Dağ' anlamına gelen isimler de kullanılmaktadır.
Athos Dağı, eski zamanlardan beri bir yerleşim yeridir ve yaklaşık 1.800 yıllık Hristiyan varlığı ve en az MS 800 ve Bizans dönemine dayanan uzun tarihi manastır gelenekleriyle bilinir.
Yunanistan'ın yanı sıra Romanya, Moldova, Gürcistan, Bulgaristan, Sırbistan ve Rusya gibi Doğu Ortodoks ülkeleri de dahil olmak üzere, diğer birçok ülkeden 2.000'den fazla keşiş, Aynoros'ta dünyadan izole edilmiş bir hayat yaşıyor.
Athonite manastırları, iyi korunmuş eserler, nadir kitaplar, eski belgeler ve muazzam tarihi değere sahip sanat eserlerinden oluşan zengin bir koleksiyona sahiptir ve Athos Dağı 1988'den beri bir Dünya Mirası alanı olarak listelenmiştir.
.jpg)
.jpg)
Yunanistan'ın geri kalanı gibi, Avrupa Birliği'nin bir parçası olmasına rağmen, Kutsal Dağ'ın Manastır Devleti ve Athonite kurumları, Yunanistan'ın Avrupa Topluluğuna (AB'nin öncüsü) kabulü sırasında yeniden onaylanan özel bir yargı yetkisine sahiptir.
Manastır Devletinin görevlileri, topraklarındaki insanların ve malların serbest dolaşımını düzenleme yetkisine sahiptir.
Aynoroz nüfusunun tamamı erkektir. Dünya'nın tek kadınsız bölgesidir. Bölgenin günlük ziyaretçi sayısı sınırlıdır ve hepsinin sınırlı bir süre için geçerli özel bir giriş izni alması gerekmektedir.
Ortodoks Hristiyanlar izin alma prosedürlerinde önceliklidir. Yarımada sakinleri, Doğu Ortodoks Kilisesi üyesi olan 18 yaş ve üstü erkekler ve aynı zamanda keşiş ya da işçi olmaktadır.
Aynoroz'un ortak bir plana göre yapılan 20 manastırı da ortak bir mimari yapıdadır. Hepsi kuleli bir surla çevrilmiş olan geniş avlulu kalelerdir. 10. yüzyılda yapılmaya başlanmış olan kiliseler dinsel konulu Bizans duvar resimleriyle süslenmişlerdir.
.jpg)
Vistonida Gölü’nün sularında, flamingoların kanat çırpışlarıyla yankılanan bir sessizlik ruhani bir hava yaratmıştı.
YanıtlaSilGölün üzerindeki ahşap yürüyüş yolları, gölün kalbine uzanan ince damarlar gibi, insanı Agios Nikolaos ve Panagia Pantanassa kiliselerine taşır.
YanıtlaSilBu kutsal mekânlar, Aynoroz’un bin yıllık manastır geleneğinin göle düşen yansımalarıdır
YanıtlaSilKadınların adım atmasının yasaklandığı bu yarımada, Avrupa’nın kalbinde bir paradoks gibi durur:
YanıtlaSilPorto Lagos’un kıyısında durduğunda, gölün üzerinde süzülen flamingoları izlerken,
YanıtlaSilinsan kendi göçünü, kendi sessizliğini, kendi taşlarını hatırlar.