Mersin Hüseyin Gezer Taş Heykelleri
2 Aralık 2010 Perşembe, Mersin...
Pazartesi günü, 88 yaşındaki anamın bazı ihtiyaçlarını gidermek ve yaşama sevincini arttırmak için, Mersin'e geldim. Zorunlu ihtiyaçları giderildikten sonra, dün sabah da Atatürk Parkı'nın batı ucunda, Mersin Kültür Merkezi önündeki Amatör Balıkçılar Barınağı'na çay içmeye geldim.
Önümde kıyıya bağlanmış onlarca tekne, solumda Atatürk Parkı ve Akdeniz muhteşem bir manzara oluşturuyor. Burada nefeslenmek ve simit eşliğinde çay içmek bana iyi geliyor.
Atatürk Parkına, barınağa yakın bir bölgede yeni heykellerin yerleştirilmiş olduğunu görünce, çayımı içer içmez, fotoğraf makinemi de ayarlayarak kıyı boyunca yürüdüm. Heykellerle birlikte, özel güvenlik görevlileri de alanda yer almışlardı.
Parktaki güvenlik görevlilerinin yanlarına yaklaşarak, olan biteni öğrenmeye çalıştım. Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü ile Büyükşehir Belediyesi'nin işbirliğinde, bu yıl sekizincisi düzenlenen Uluslararası Hüseyin Gezer Taş Heykel Sempozyumu (Bilgi Şöleni) çalışmaları kente yeni heykeller kazandırmıştı.
Güvenlik görevlilerinden aldığım ayrıntılı bilgilere göre; 2002 Yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Hüseyin Gezer Taş Heykel Sempozyumları nedeniyle; yabancı ve yerli heykeltıraşlar, sempozyumdan bir ay önce, 1-30 Kasım tarihleri arasında gelirler. Amatör balıkçılar derneği barınağında, kendilerine verilen devasa boyutlardaki taşları yontarak ortaya çıkardıkları taş heykelleri yarışmaya sokarlar.
Sanatçılar bir ay boyunca sadece heykel yontmazlar. Silifke’den Antakya’ya kadar olan bölge içinde tarihi, arkeolojik ve turistik mekânları görme ve tanıma fırsatı edinirler Bunun yanı sıra yemeklerimizi tadarlar, müziğimizi dinlerler. Şölen, Türkiye’nin uluslararası düzeyde tanıtımı için önemli bir fırsat olur.
Bu yıl da, 30 Kasım 2010'da düzenlenen şölen, yerli ve yabancı sanatçıların yanı sıra Mersinlilerin de büyük ilgisini çekmişti.
Güvenlik görevlilerine teşekkür ettikten sonra, sayıları 150'ye yaklaşmış olan taş heykelleri titizlikle gözden geçirip, fotoğraflarını çektim.
Evde, akşam yemeğinden sonra İnternete girerek, Mersin Atatürk Parkını, Açık Hava Taş Heykel Müzesine dönüşmesini sağlayan, sempozyuma adı verilen Hüseyin Gezer’i tanımaya çalıştım. Uluslararası bir taş yontucusu olduğunu öğrenince göğsüm kabardı. Hüseyin Gezer hakkında edindiklerimi paylaşmak istedim.
Hüseyin Gezer Kimdir?
1920 yılında Mersin Mut ilçesinin Kıravga Köyü’nde doğdu. İlkokulu Mut’ta, ortaokulu Silifke’de okuduktan sonra, 1940 yılında, Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu’nu bitirdi. Bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra, askerlik hizmetini tamamladı.
Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in emriyle, mecburi hizmeti ertelendi. 1944 yılında Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’ne girmesi sağlandı. Belling’in öğrencisi oldu ve 1948’de okulu bitirdi.
Burslu olarak Paris’e gitti ve burada Julian Akademisi’nde Prof. Gimond’un atölyesinde çalıştı. Yurda dönünce, Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’ne asistan olarak girdi. Modülaj öğretmenliği, atölye öğretmenliği, müdür yardımcılığı, müdürlük (daha sonra başkanlık), ayrıca 1969-1976 yılları arasında Resim ve Heykel Müzesi müdürlüğü yaptı. Ardından “profesör” unvanını aldı.
Başlıca eserleri şunlardır: Türbanlı Kadın, Çıplak Kadın, Çocuk ve Ana, Efe’nin Aşkı, Köprülü Mehmet Paşa büstü, Atlılar, Yahya Kemal Başı, Atatürk Başı büstü, Atlılar, Yahya Kemal Başı, Atatürk Başı (İstanbul Belediye Sarayı girişi). Geyve, Karabük, Akhisar, Balıkesir, Antalya, Polatlı, Atatürk Anıtları, Mut Karacaoğlan Heykeli, Polis Şehitleri Anıtı (Ankara), 50. Yıl Atatürk büstleri (Yarışma 2 birincilik ödülü).
Atatürk Parkı, sanatçıların eserleriyle yaşayan bir açık hava müzesine dönüşmüş; Hüseyin Gezer’in adı ve mirası bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.
YanıtlaSil